İngilizce öğrenmenin en hızlı yollarından biri, günlük hayatta gerçekten kullanılan cümleleri öğrenmektir. Bu cümleler, dilbilgisi kurallarını doğru yapı içinde görerek öğrenmenizi sağlar ve konuşmaya başlamak için gereken güveni verir.
Aşağıdaki 80 cümle, günlük hayatın en sık karşılaşılan sekiz alanına ayrıldı. Hepsini aynı gün ezberlemeye çalışmayın; her gün bir gruptan birkaç cümle seçip kendi hayatınıza uyarlayın.
Cümleleri yalnızca okumak, konuşma sırasında hatırlanmaları için yeterli değildir. Her cümleyi sesli okuyun, ardından Türkçesine bakıp İngilizcesini hatırlamaya çalışın. Son adımda ise cümleyi kendi durumunuza uyarlayın.
Örneğin “I'd like a coffee, please.” cümlesini öğrendikten sonra “I'd like a tea, please.” veya “I'd like the menu, please.” diye değiştirin. Bu küçük değişiklikler, kalıbı ezberden kullanıma taşır.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Good morning! | Günaydın! |
| Good afternoon! | İyi günler! (öğleden sonra) |
| Good evening! | İyi akşamlar! |
| Hi, I'm Elif. | Merhaba, ben Elif. |
| What's your name? | Adın ne? |
| Nice to meet you. | Tanıştığımıza memnun oldum. |
| Where are you from? | Nerelisin? |
| I'm from Turkey. | Türkiye'denim. |
| How are you today? | Bugün nasılsın? |
| I'm fine, thanks. And you? | İyiyim, teşekkürler. Sen nasılsın? |
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| I wake up at seven. | Yedide uyanırım. |
| I usually have breakfast at home. | Genellikle evde kahvaltı yaparım. |
| I'm getting ready for work. | İşe hazırlanıyorum. |
| I take the bus to work. | İşe otobüsle giderim. |
| I have a meeting this morning. | Bu sabah bir toplantım var. |
| I'm busy right now. | Şu anda meşgulüm. |
| I'll call you later. | Seni sonra ararım. |
| I'm cooking dinner. | Akşam yemeği pişiriyorum. |
| I go to bed around eleven. | Yaklaşık on birde yatarım. |
| I'm too tired today. | Bugün çok yorgunum. |
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| How much is this? | Bu ne kadar? |
| Do you have this in a larger size? | Bunun daha büyük bedeni var mı? |
| Can I try it on? | Deneyebilir miyim? |
| I'm just looking, thanks. | Sadece bakıyorum, teşekkürler. |
| Do you accept credit cards? | Kredi kartı kabul ediyor musunuz? |
| Is there a discount? | İndirim var mı? |
| I'll take this one. | Bunu alıyorum. |
| Can I have a receipt, please? | Fiş alabilir miyim? |
| Where is the fitting room? | Deneme kabini nerede? |
| Can I return it if it doesn't fit? | Olmazsa iade edebilir miyim? |
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| A table for two, please. | İki kişilik bir masa, lütfen. |
| Can I see the menu? | Menüyü görebilir miyim? |
| What do you recommend? | Ne önerirsiniz? |
| I'd like a coffee, please. | Bir kahve istiyorum, lütfen. |
| I'll have the chicken. | Tavuğu alayım. |
| Could I have some water? | Biraz su alabilir miyim? |
| I'm allergic to nuts. | Kuruyemişe alerjim var. |
| The bill, please. | Hesap, lütfen. |
| Can I pay by card? | Kartla ödeyebilir miyim? |
| It was delicious, thank you. | Çok lezzetliydi, teşekkürler. |
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Excuse me, where is the station? | Affedersiniz, istasyon nerede? |
| How do I get to the airport? | Havalimanına nasıl gidebilirim? |
| Is it far from here? | Buradan uzak mı? |
| Turn left at the traffic lights. | Trafik ışıklarında sola dönün. |
| Go straight ahead. | Dümdüz gidin. |
| It's next to the pharmacy. | Eczanenin yanında. |
| Which bus goes downtown? | Hangi otobüs şehir merkezine gider? |
| How much is a ticket? | Bilet ne kadar? |
| I'd like to buy a ticket. | Bilet almak istiyorum. |
| Could you call me a taxi? | Bana taksi çağırabilir misiniz? |
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Hello, this is Elif speaking. | Merhaba, ben Elif. |
| Can I speak to Mr. Brown? | Bay Brown ile görüşebilir miyim? |
| Could you hold for a moment? | Bir dakika bekler misiniz? |
| I'm calling about the meeting. | Toplantı için arıyorum. |
| Sorry, I can't hear you well. | Üzgünüm, sizi iyi duyamıyorum. |
| Could you send me an email? | Bana e-posta gönderebilir misiniz? |
| I'll get back to you soon. | Size kısa sürede dönerim. |
| Let's schedule a meeting. | Bir toplantı planlayalım. |
| I'm sorry, I'm running late. | Özür dilerim, gecikiyorum. |
| Thank you for your time. | Zamanınız için teşekkürler. |
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| That's great news! | Bu harika bir haber! |
| I'm so happy for you. | Senin için çok sevindim. |
| I'm sorry to hear that. | Bunu duyduğuma üzüldüm. |
| That's a pity. | Yazık oldu. |
| I'm really excited. | Gerçekten heyecanlıyım. |
| I'm a bit worried. | Biraz endişeliyim. |
| That's amazing! | Bu muhteşem! |
| I can't believe it. | İnanamıyorum. |
| It's not a big deal. | Önemli değil. |
| Don't worry about it. | Bunun için endişelenme. |
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| How was your weekend? | Hafta sonun nasıldı? |
| What do you do for fun? | Eğlenmek için ne yaparsın? |
| I like reading and traveling. | Okumayı ve seyahat etmeyi severim. |
| The weather is lovely today. | Bugün hava çok güzel. |
| Have you seen this movie? | Bu filmi gördün mü? |
| Let's grab a coffee sometime. | Bir ara kahve içelim. |
| It was nice talking to you. | Seninle konuşmak güzeldi. |
| I have to go now. | Şimdi gitmem gerekiyor. |
| See you tomorrow. | Yarın görüşürüz. |
| Take care! | Kendine iyi bak! |
Cümleyi doğru telaffuz etmek, anlaşılır konuşmanın temelidir. İngilizcede kelimelerin vurgusu cümlenin anlamını değiştirebilir; bu yüzden tek tek kelimeler yerine cümle ritmini çalışmak daha etkilidir.
| Gün | Grup | Hedef |
|---|---|---|
| 1-2. gün | Selamlama ve tanışma | 10 cümleyi sesli kullan |
| 3-4. gün | Günlük rutin | Kendi gününüzü anlatın |
| 5-6. gün | Alışveriş | Diyalog canlandırın |
| 7-8. gün | Restoran ve kafe | Sipariş senaryosu yazın |
| 9-10. gün | Yol ve ulaşım | Yol tarifi verin |
| 11-12. gün | İş ve telefon | Kısa bir görüşme yazın |
| 13-14. gün | Duygu, küçük konuşma, veda | Tüm grupları tekrar edin |
Cümle kalıpları bölümünde bu yapıların çoğunu iki yönlü pratik edebilirsiniz. Yazma modunda cevabı kendiniz üretmek, cümleyi konuşma anında hatırlama olasılığınızı artırır.
Giriş yaparak ilerlemenizi kaydedin; rapor ekranı hangi kalıplarda zorlandığınızı gösterir. Zayıf olduğunuz grupları tekrar etmek, baştan sona çalışmaktan daha verimlidir.
Günde 8-10 cümle yeterlidir. Önemli olan cümleyi sesli tekrar etmek ve kendi hayatınıza uyarlamaktır. 80 cümleyi iki haftaya yaymak, tek günde okumaktan çok daha etkilidir.
Cümlelerin çoğu A1-A2 seviyesindedir ve günlük iletişim için kullanılabilir. Orta seviye öğrenciler için hızlı tekrar ve telaffuz pratiği olarak da uygundur.
Cümleyi kendi durumunuza uyarlayın. Örneğin “I'd like a coffee” cümlesindeki içeceği değiştirin. Bu şekilde kalıbı ezberlemeden, esnek biçimde kullanmayı öğrenirsiniz.
Sesli okuma, kendi sesinizi kaydetme ve örnek telaffuzla karşılaştırma en pratik yöntemlerdir. Cümle vurgusuna odaklanmak, tek tek kelime telaffuzundan daha çok işe yarar.
English Practice'in cümle kalıpları bölümünde iki yönlü ve iki modlu pratik yapabilirsiniz. Giriş yaparsanız cevaplarınız kaydedilir ve raporunuzda gelişiminizi görürsünüz.
Yazma modu, cevabı kendiniz üretmenizi ister; bu da hatırlamayı güçlendirir.